Birzamanlar Yayıncılık’tan Sebâh&Joaillier’ye saygı
“Işığın sihri sayesinde sevilenler asla kaybolmaz”
Osmanlı’nın en önemli fotoğraf stüdyolarından biri olan Sébah&Joaillier Fotoğrafhanesi’nin yaratıcıları Pascal Sébah ve Polycarpe Joaillier 24 Mayıs 2025 Cumartesi günü Birzamanlar Yayıncılık’ın organize ettiği mezarlık ziyareti ve sunumla anıldı.
Birzamanlar Yayıncılık’ın kuruluşunun 20. yılı vesilesiyle düzenlenen “Tarihimize Farklı Bir Bakış” sergisinin açılış etkinliklerinden biri olan “Sébah&Joaillier Merceğinden Siyah Beyaz Osmanlı” sunumu Fabrizio Casaretto tarafından Galeri Birzamanlar’da yapıldı.
Sunumdan önce Osmanlı döneminin bu iki değerli fotoğrafçısının Feriköy Latin Katolik Mezarlığı’ndaki mezarları ziyaret edildi. Birzamanlar Yayıncılık’ın yayın yönetmeni Osman Köker burada yaptığı konuşmada kökleri Bizans dönemine kadar uzanan Latin topluluğunun tarihi ve Feriköy mezarlığının oluşum sürecini anlattı. Bu konuda “La Latinité de Constantinople” adlı bir de kitap yayınladıklarını belirten Köker, 1852’den itibaren kurulan mezarlıkta Levanten aile bireylerinin yanı sıra özellikle Kırım Savaşı sırasında Rusya’ya karşı Osmanlı devletiyle aynı saflarda savaşan Avrupa devletlerinin Katolik askerlerinin de gömülü olduğunu belirtti. Fransız, İtalyan, Hollanda, Macaristan gibi ülkeler açısından buranın bir şehitlik olduğunu ve Lozan Antlaşması çerçevesinde uluslararası bir statüye sahip olduğunu anlattı.
Joaillier’in beşinci kuşaktan torunu olan Fabrizio Casaretto’nun yaptığı, Süryani bir baba ve Ermeni Katolik bir anneden dünyaya gelen Sébah (1823-1886) ve Fransız kökenli Levanten bir aileden dünyaya gelen Joaillier’nin (1848-1904) hayat hikâyelerine değinen kısa konuşmadan sonra mezarlarına çiçek bırakıldı.
Fabrizio Casaretto aynı gün Galeri Birzamanlar’da yaptığı sunumda, fotoğrafın keşfi, Osmanlı’ya girişi ve Osmanlı’nın ilk fotoğraf stüdyoları konusunda bilgi vermenin ardından Sébah&Joaillier stüdyosunun kuruluş ve gelişimini fotoğraflar eşliğinde anlattı. Temelleri 1857 yılında Pascal Sébah tarafından atılan stüdyoya, Sébah’ın hastalanıp yatalak duruma düştüğü 1885 yılında Joailler’in ortak olarak dahil olmasıyla bir süreklilik kazandırılmış ve birçok başarıya imza atılmıştı. Stüdyo 1904’te Joaillier’in ölümünün ardından da çeşitli adlarla varlığını devam ettirmiş, Cumhuriyet döneminde Foto Sabah olarak tanınmış ve 1974’te faaliyetini sonlandırmıştı.
Casaretto, sunumunda sadece fotoğrafların ön yüzlerinden değil, stüdyo bilgilerinin yer aldığı arka yüzlerinden de örnekler sundu. Bir fotoğraf arkasında yer alan “Bi-resmi'z-ziyâ'i'I-acîb, Fe'I-habîb munîr lâ yagîb” yazısı dikkat çekiciydi. Yeni Türkçe’ye mealen “Işığın sihri sayesinde sevilenler asla kaybolmaz” şeklinde aktarabileceğimiz sözler fotoğrafçılığın işlevini ve fotoğrafın anlamını en özlü şekilde anlatıyordu.
İstanbul merkezinin yanı sıra Boğaziçi, Kadıköy, Kağıthane, Adalar, Edirne ve İzmir gibi yerlerin fotoğraflarına da yer verilen sunumun ardından Casaretto, stüdyonun tarihini anlatan, biri albüm kitap niteliğinde “Aile Arşivinden Sébah&Joaillier Fotoğrafhanesi” isimli, diğeri bir roman türünde kaleme alınmış “Sarayın Gözler” isimli iki kitabını katılımcılara imzaladı.